Bütçe & Tasarruf

50/30/20 Kuralıyla Aylık Bütçe Nasıl Kurulur?

40.000 TL maaşı 50/30/20'ye böldüğümde nereye ne kadar gittiği netleşti. İşte enflasyon ortamında çalışan bir bütçe kurmanın yolu.

Selin Yalçın·18 Eylül 2025·14 dk okuma
Üç dilime ayrılmış bütçe pastası: ihtiyaç, istek, tasarruf

Maaşım her ayın 1'inde hesaba düşüyor, 20'sine gelmeden eriyordu. Nereye gittiğini sorsalar üç kalem sayar, gerisini "işte ufak tefek" diye geçiştirirdim. O "ufak tefek" aslında maaşın üçte birini yiyordu. Bir hafta sonu oturup son üç ayın ekstrelerini tek tek elden geçirdim ve harcamaları üç kovaya ayırdım. Sistemin adı 50/30/20 kuralıymış; ben farkında olmadan tam tersini yapıyormuşum.

50/30/20 nedir, neden işe yarıyor?

Kural basit: eline geçen net gelirin yüzde 50'si zorunlu ihtiyaçlara, yüzde 30'u isteklere, yüzde 20'si tasarruf ve borç kapatmaya gider. Karmaşık tablo, onlarca kategori yok; üç kova var, para hangisine düşüyorsa oraya yazıyorsun.

Bu basitliği seviyorum çünkü tutuyor. Yirmi satırlık bir Excel'i iki hafta sonra terk ettim ama üç kovayı bir yıldır sürdürüyorum. İnsan aklında tutamadığı sistemi uygulayamıyor. Bütçe planlarının çoğu detay yüzünden ölür: kişi günde on kalem girmek zorunda kalır, üç gün sonra bırakır, "ben bu işi beceremiyorum" der. Oysa beceri sorunu değil, sistem sorunudur. Üç kova kadar kaba bir bölme, on beş kategorilik bir tablodan her zaman daha uzun yaşar.

Net 40.000 TL maaş üzerinden böldüğümde tablo şöyle oldu:

  • İhtiyaçlar (yüzde 50 = 20.000 TL): kira, faturalar, market temel gıda, ulaşım, varsa kredi taksiti
  • İstekler (yüzde 30 = 12.000 TL): dışarıda yemek, kafe, dijital abonelikler, kıyafet, hobi
  • Tasarruf/borç (yüzde 20 = 8.000 TL): acil fon, birikim, kart borcu kapatma

İlk ay rakamları görünce şaşırdım: isteklere 12.000 değil, neredeyse 15.000 harcıyordum. Tasarruf kovasına ise düzenli hiçbir şey koymuyordum. Para "artarsa" biriktiriyordum ve hiç artmıyordu.

İhtiyaç mı, istek mi? Sınırı nasıl çiziyorum

En çok takıldığım yer ihtiyaç ile istek ayrımıydı. Pratik testim şu: "Bunu ödemesem hayatım aksar mı, yoksa sadece konforum mu azalır?" Kira ödenmezse evden çıkarsın; bu ihtiyaç. Her sabah dışarıdan kahve almasan canın sıkılır ama hayatın aksamaz; bu istek. Telefon hattı ihtiyaç, en üst paket istek. İnternet ihtiyaç, üç ayrı dijital platform istek. Bu testi koyunca gri alan ciddi şekilde küçüldü.

| Kalem | İhtiyaç | İstek | | --- | --- | --- | | Kira, aidat | ✓ | | | Elektrik, su, doğal gaz | ✓ | | | Market temel gıda | ✓ | | | Toplu ulaşım / yakıt | ✓ | | | Restoran, paket servis | | ✓ | | Dijital abonelikler | | ✓ | | Yeni kıyafet (zorunlu olmayan) | | ✓ | | Telefon faturası (temel paket) | ✓ | |

Önce kendi rakamlarını çıkar

Yüzdeleri uygulamadan önce gerçekte ne harcadığını bilmen lazım. Bunun için tahmin değil veri gerekiyor. Ben son üç ayın banka ve kart ekstresini açtım, her satırı üç koddan biriyle işaretledim: İ (ihtiyaç), S (istek), T (tasarruf). Yarım gün sürdü ama o yarım gün bütçemi baştan kurdu.

Bu aşamada iki şey netleşir:

  1. Net gelirin tam olarak ne. Brüt değil, eline geçen rakam. Yan gelir, ek iş varsa onu da kat.
  2. Zorunlu giderlerin yüzde 50'ye sığıp sığmadığı. Sığmıyorsa kural sana büyük kira ödediğini ya da gelirinin düşük olduğunu söylüyordur. İkisi de bilmen gereken şeyler.

Kiram tek başına maaşın yüzde 38'iydi. Bu yüzden ihtiyaç kovam zaten dar başladı; istekleri kısmaktan başka çarem yoktu.

Üç ayın ortalamasını al, tek ayı değil

Tek aya bakmak yanıltıcı. Bir ay sıfır kıyafet alırsın, ertesi ay bot ve mont yüzünden istek kovan patlar. Üç ayın ortalaması gerçek alışkanlığını gösterir. Yıllık ödenen kalemleri (sigorta, vergi, üyelik) on ikiye bölüp aylık karşılığını da eklemeyi unutma; yoksa o ay geldiğinde bütçe çöker. Ben araç sigortasını aylık 1.200 TL olarak ayrı bir "gizli gider" satırına yazdım, böylece tek seferlik fatura beni şaşırtmadı.

Enflasyon ortamında yüzdeleri esnetmek

Türkiye'de 50/30/20'yi kitaptaki gibi uygulamak çoğu kişide zor. Enflasyon market ve kira tarafını şişiriyor, ihtiyaç kovası rahat yüzde 60'a tırmanıyor. Ben de zorlandım. Çözüm yüzdeleri kutsal saymamak oldu.

Bir süre 60/20/20 ile gittim: ihtiyaç payını gerçeğe çektim, ama tasarruf yüzde 20'yi korudum, kısıntıyı istek kovasından yaptım. Burada kritik olan şu: tasarruf yüzdesine asla dokunma. İnsanın ilk feda etmek istediği kova orası, oysa bütün sistemin amacı o. İstekten kesersin, ihtiyacı pazarlık edersin, tasarrufu sabit tutarsın.

Zammın enflasyonun gerisinde kalıyorsa kovaların oranı da kayar; bunu kafadan değil rakamla görmek için enflasyon-maaş hesaplama aracını kullanıp gerçek alım gücünü kontrol et. Maaşın reel olarak küçülüyorsa bütçeyi yeniden bölmen gerekecek.

Hangi orana ne zaman geçilir

| Durum | Önerilen oran | Mantık | | --- | --- | --- | | Kira düşük, borç yok | 50/30/20 | Klasik denge | | Kira yüksek, enflasyon baskısı | 60/20/20 | İhtiyaç gerçeğe çekilir, tasarruf korunur | | Yoğun kart borcu var | 50/20/30 | Borç kovası büyütülür | | Gelir rahat, hedef agresif | 50/20/30 | Tasarruf hızlandırılır |

Tasarruf kovasını otomatiğe bağla

En büyük hatam tasarrufu "ay sonunda kalanı atarım" mantığıyla yapmaktı. Ay sonunda hiçbir şey kalmıyordu. İşi tersine çevirdim: maaş düştüğü gün bankaya 8.000 TL'lik otomatik talimat kurdum, para daha ben görmeden ayrı bir hesaba geçiyor. Görmediğin parayı harcamıyorsun.

Bu 8.000 TL'yi de ikiye böldüm:

  • Acil fon dolana kadar tamamı oraya gitti. Üç aylık giderim 60.000 TL civarıydı; hedefim 180.000 TL'lik bir tampondu. Bu paranın nereye konacağı ayrı bir konu, onu acil durum fonu nerede tutulur yazısında ayrıntılı anlattım.
  • Acil fon dolduktan sonra aynı 8.000 TL birikim ve yatırıma kaydı.

Eğer kart borcun varsa öncelik sırası değişir. Borcun faizi tasarrufun getirisinden yüksek olduğu için yüzde 20'lik kovanın çoğu borç kapatmaya gitmeli. Borcun ne kadara mal olduğunu kart borcu ile görmek motive ediyor; ben asgari ödeme yerine bu kovayla saldırınca borç gözle görülür eridi. Yöntem seçiminde de borçtan çıkış planı yazısındaki kartopu ve çığ karşılaştırması işine yarar.

Somut bir aylık bütçe örneği

Teoriyi rakama dökünce daha iyi oturuyor. Net 40.000 TL maaşla, yüzde 60/20/20 esnetilmiş plana göre tablom şöyle çalıştı:

| Kalem | Kova | Tutar (TL) | | --- | --- | --- | | Kira + aidat | İhtiyaç | 13.000 | | Faturalar (elektrik/su/gaz/internet) | İhtiyaç | 3.000 | | Market temel gıda | İhtiyaç | 5.000 | | Ulaşım | İhtiyaç | 2.000 | | Sigorta (aylık karşılık) | İhtiyaç | 1.000 | | İhtiyaç toplamı | | 24.000 | | Dışarıda yemek + kafe | İstek | 4.000 | | Dijital abonelikler | İstek | 600 | | Kıyafet + hobi | İstek | 3.400 | | İstek toplamı | | 8.000 | | Otomatik tasarruf talimatı | Tasarruf | 8.000 | | Tasarruf toplamı | | 8.000 | | Genel toplam | | 40.000 |

Bu tabloda ihtiyaç kovası yüzde 60'a çıktı çünkü kira ağırdı; istek kovası yüzde 20'ye sıkıştı ama tasarruf yüzde 20'de kaldı. Esnetme tam da burada işe yarıyor: hangi kova şişerse şişsin, tasarruf payı dokunulmaz kalıyor.

İlk üç ayda ne değişti

İlk ay kovaları tutturamadım, isteklerde 3.000 TL taştım. İkinci ay abonelik temizliği yaptım: aynı anda dört dijital platforma para veriyormuşum, ikisini iptal ettim, ayda 600 TL geri geldi. Üçüncü ay ilk kez 8.000 TL'yi eksiksiz biriktirdim ve hesapta ay sonu hâlâ para vardı.

Pratik çıkarım: bütçe bir kısıtlama değil, paranı nereye gönderdiğine bilinçli karar verme işi. Üç kova kur, gerçek rakamlarınla başla, tasarruf kovasını otomatiğe bağla ve oranı enflasyona göre esnet — ama tasarruf payını asla feda etme. İki ay üst üste tutturduğunda bu artık bir liste değil, alışkanlık oluyor.

Sık yapılan hatalar

  • Brüt maaş üzerinden hesaplamak. Yüzdeleri brüte uygularsan eline geçmeyen parayı dağıtmış olursun. Daima net rakamla başla.
  • Tasarruf kovasını ilk feda etmek. Sıkışınca herkes önce tasarruftan kısar; bu, evi ısıtmak için duvarları yakmaya benzer. Önce istekten kes.
  • Yıllık giderleri unutmak. Sigorta, vergi, üyelik gibi tek seferlik kalemler bütçeyi vurur. On ikiye böl, her ay küçük bir karşılık ayır.
  • Tek aya bakıp karar vermek. Bir ayın verisi yanıltır; en az üç ayın ortalamasını al.
  • Yüzdeleri kutsallaştırmak. Kira yüzde 50'ye sığmıyorsa kuralı esnet; oranı değiştir ama tasarrufu koru. Katı kural seni sistemden soğutur.
  • Kart borcu varken normal tasarruf yapmak. Borç faizi tasarruf getirisinden yüksekse, kovanın çoğu borca gitmeli; yoksa bir elinle biriktirip diğeriyle faize veriyorsun.

Sık sorulan sorular

50/30/20 düşük gelirde de işe yarar mı?

Düşük gelirde ihtiyaç kovası kolayca yüzde 70'e çıkar, istek ve tasarruf payı daralır. Bu durumda kuralı oran olarak değil, yön olarak kullan: tasarruf payını yüzde 5 bile olsa sabit ve otomatik tut, kalan dağılımı gerçeğine göre ayarla. Önemli olan tasarruf kovasının var olması; büyüklüğü gelir arttıkça düzelir.

Eşimle ortak bütçe yapıyorsak nasıl uygulamalı?

İki net geliri toplayıp tek havuz olarak 50/30/20'ye böl, sonra kovaları kim ödüyorsa ona göre dağıt. Ortak bir tasarruf hesabı açıp her ikinizin payını oraya otomatik talimatla çekmek en temiz yöntem. Tartışmaların çoğu istek kovasının kişisel mi ortak mı olduğu belirsizken çıkıyor; her birinize ufak bir kişisel istek payı bırakmak işi rahatlatır.

Düzensiz gelirim varsa kovaları nasıl kurarım?

Serbest çalışıyorsan ya da gelirin ayda değişiyorsa, son altı ayın en düşük gelirini temel al ve bütçeyi onun üzerinden kur. İyi geçen aylarda fazlayı önce acil fona, sonra ayrı bir "düşük ay tamponu" hesabına at. Böylece kötü ayda paniğe kapılmadan aynı bütçeyle devam edersin.

Enflasyon yüksekken yüzdeleri ne sıklıkla güncellemeliyim?

Yüksek enflasyonda kovaların oranı sürekli kayar. Üç ayda bir oturup market ve kira tarafını yeniden ölç, ihtiyaç kovasının gerçek payını gör. Maaşının reel halini enflasyon-maaş aracıyla kontrol et; reel gelirin düştüyse istek kovasını kıs, tasarrufu koru ve oranı yeni gerçeğe göre yeniden böl.